Haber

IMD Smart City Index 2025 Yayınlandı

LinkedIn WhatsApp Pinterest Telegram

IMD Smart City Index 2025” Raporu, IMD World Competitiveness Center tarafından, dünya genelindeki şehirlerin “akıllı şehir” olarak gelişimini değerlendirmek ve geleceğe dönük stratejik içgörüler sunmak amacıyla yayımlanmıştır.

Sektör profesyonelleri açısından özellikle konut erişilebilirliği, ekonomik canlılık, teknolojik altyapı ve yönetişim kalitesi gibi konuları derinlemesine irdeleyen rapor, 146 farklı kentsel bölgenin son üç yıllık verileri üzerinden kapsamlı bir analiz yapmaktadır. Bu analiz haberinde, raporun ana odak noktalarını, öne çıkan bulgularını, Türkiye’deki şehirler için ortaya koyduğu sonuçları ve sektörün geleceğine dair tavsiyeleri detaylı şekilde ele alacağız.

Raporun Genel Çerçevesi ve Öne Çıkan Temalar

“IMD Smart City Index 2025” çalışması, şehirlerin mevcut fiziki altyapılarını (Structures) ve bu altyapıları destekleyen dijital/teknolojik uygulamaları (Technologies) temel alan iki ana sütunda inceleme yapıyor. Bu iki sütun, sağlık ve güvenlik, ulaşım, sosyal ve kültürel faaliyetler, iş ve eğitim fırsatları ile yönetişim başlıkları altında değerlendiriliyor.

  • Raporun dikkat çeken ana teması, bu yıl giderek büyüyen bir sorun olarak öne çıkan konutun erişilebilirliği (affordable housing) meselesi.
  • Araştırma, şehirlerin Subnational Human Development Index (SHDI) skorlarına göre dört gruba ayrılmasını ve her şehirdeki katılımcıların 3 yıllık anket cevaplarının birleştirilmesini esas alıyor. Bu yaklaşım, farklı sosyoekonomik seviyelerdeki şehirlerin kendi benzerleriyle karşılaştırılmasını mümkün kılıyor.
  • 2025 sıralamasında toplam 146 şehir yer alıyor. Bu yıl, Al Ula, Astana, Caracas, Kuwait City, Manama ve San Juan gibi şehirler listeye ilk kez dahil edilirken Tianjin ve Zhuhai, yeterli veri olmadığı için rapordan çıkarılmış durumda.

En İyi Performans Gösteren Şehirler: Listenin ilk beş sırasında, Zürih (1.), Oslo (2.), Cenevre (3.), Dubai (4.) ve Abu Dabi (5.) bulunuyor. Yüksek gelirli Avrupa şehirlerinin teknoloji ve altyapı uyumu hâlâ güçlü konumunu korurken, Orta Doğu’dan Dubai ve Abu Dabi’nin hızlı yükselişi dikkat çekici.

Türkiye’den Şehirler: Raporun 2025 listesinde Türkiye’den Ankara 98., İstanbul ise 111. sırada yer alıyor. İki şehir de geçen yıla kıyasla sıralamada bir miktar gerilemiş görünüyor. Bu durum, özellikle konut erişilebilirliği ve altyapı yatırımlarının yetersizliği gibi konuların katılımcılar tarafından vurgulandığına işaret ediyor.

En Önemli Bulgular: Konut Erişilebilirliği ve Diğer Dikkat Çekici Sonuçlar

Konut Krizi ve Ekonomik Dengesizlikler

Rapor, konut erişilebilirliği sorununu küresel ölçekte ele alıyor ve 146 şehrin 110’unda katılımcıların yarısından fazlasının, “kiraların ortalama maaşın %30 veya altında kalması gerektiği” talebini dile getirdiğini vurguluyor. Özellikle Dublin, Vancouver, Reykjavik gibi yüksek yaşam maliyetiyle bilinen şehirlerde katılımcıların neredeyse %90’ı, konutun artık karşılanamaz hâle geldiğini belirtiyor. Orta Doğu’da da benzer bir tablo var: Dubai ve Al Ula gibi şehirlerde katılımcıların %80’i konut fiyatları konusunda endişeli.

Yüksek arsa maliyetleri, düşük gelirli veya orta gelirli kesimin kente erişimini zorlarken; bu durumun toplumsal hareketlilik üzerinde de olumsuz etki yarattığı görülüyor. Konut sorununa ek olarak, rapor katılımcılarının konutla bağlantılı en önemli şikâyetlerinden biri de ulaşım altyapısının yetersizliği (yoğun trafik, pahalı toplu taşıma vb.) ve kamusal hizmetlere erişimde yaşanan zorluklar.

Göç, Yatırım ve Gayrimenkul İlişkisi

Rapor, yüksek becerili göçmenlerin yoğunlaştığı Zürih, Cenevre, Dubai gibi şehirlerde konut fiyatlarının hızla yükseldiğine, bunun da arz-talep dengesizliğini artırdığına dikkat çekiyor. Öte yandan, göç veren bölgelerde (örneğin bazı Asya şehirlerinde) konut fiyatlarında bir miktar gevşeme görülebilse de döviz akışının azalması gibi farklı ekonomik kayıplar yaşanabiliyor.

COVID-19 Sonrası Dönem ve “Merkezden Uzaklaşma”

Pandeminin ilk aşamalarında, kent merkezlerindeki konut talebinin düşüşü ve banliyö bölgelerine yönelim geçici de olsa “doughnut effect” olarak adlandırılan çeperleşmeyi tetikledi. Ancak rapor, bu eğilimin uzun vadede ulaşım maliyetlerini artırabileceğini ve merkezdeki boş ofis ve konutların farklı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

İklim Değişikliği ve Konut Sigortaları

Özellikle ABD ve Avrupa şehirlerinde, iklim değişikliği riskleri nedeniyle artan sigorta maliyetleri konut fiyatlarının erişilebilirliğini daha da zorlaştırıyor. Raporda, su baskınlarına karşı yapılan yatırımların uzun vadede konut piyasasını nasıl şekillendireceği detaylandırılıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilir ve yeşil bina kavramları, konut politikalarının ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanıyor.

Raporun Vurguladığı Öne Çıkan Hususlar

  1. Altyapı ve Teknoloji Kullanımı: Rapor, şehirlerin yalnızca akıllı şehir uygulamalarına veya dijital çözümlere yatırım yapmakla yetinemeyeceğini; bu dijital çözümlerin sağlam, kapsayıcı ve iklim dirençli bir altyapıyla desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.
  2. Yönetişim ve Katılımcılık: “Akıllı şehir” uygulamalarının başarıya ulaşmasında, yerel yönetimlerin şeffaf ve katılımcı yönetim anlayışı kritik görülüyor. Anket sonuçlarına göre, şehir sakinleri; çevrimiçi belediye hizmetlerine rahat erişim, yerel kararlara katılım mekanizmaları ve şeffaf mali yönetim uygulamalarının yaşam kalitesine doğrudan etki yaptığını düşünüyor.
  3. Verinin Etkili Kullanımı: Büyük veri analitiği, yapay zekâ ve nesnelerin interneti gibi teknolojiler; trafik yönetimi, akıllı atık yönetimi, enerji verimliliği ve güvenlik alanlarında şehirlerin hızla yol almasını sağlıyor. Ancak raporda, katılımcıların kişisel veri mahremiyeti konusundaki hassasiyetinin göz ardı edilmemesi gerektiğine vurgu yapılıyor.
  4. Çok Boyutlu Planlama ve Finansman: Konut krizi başta olmak üzere, karmaşık kent sorunlarının çözümünde birden fazla paydaşın (kamu, özel sektör, sivil toplum) ortak finansman ve uygulama modelleri geliştirmesi gerektiği sıklıkla tekrarlanıyor. Bu sayede hızlı, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir projelerin önü açılabilir.

Sektör İçin Öneriler ve Geleceğe Yönelik Adımlar

Raporun sonuçlarında, kamu yönetimi, yatırımcılar, sivil toplum ve teknoloji sağlayıcılar için bir dizi önemli öneri ve öngörü sıralanıyor:

  1. Konut Arzı ve Düzenlemeler: Yeni konut projelerini teşvik etmek için imar ve ruhsat süreçlerinin basitleştirilmesi, hızlı onay mekanizmaları ve esnek imar planlarına vurgu yapılıyor. Konut maliyetlerini azaltmak için kamu-özel sektör ortaklıkları ön planda: Orta ve alt gelir gruplarına dönük konut üretimini artırmak için devlet teşvikleri ve düşük faizli finansman modelleri öneriliyor.
  2. Toplu Ulaşım ve Altyapı Yatırımları: Konut fiyatlarının yüksek olduğu merkezlerde, toplu taşımanın güçlendirilmesi ve çevre semtlerin merkeze hızlı erişimi sağlanarak kiralar üzerindeki baskının hafifletilebileceği belirtiliyor. Özel araç trafiğini azaltmak için “car-sharing” uygulamaları ve akıllı otopark sistemleri gibi teknolojik çözümlerin yaygınlaştırılması tavsiye ediliyor.
  3. Sürdürülebilirlik ve İklim Direnci: Kent planlamalarında iklim riskleri (ör. sel, sıcaklık dalgalanmaları) göz önüne alarak yeşil altyapı ve akıllı erken uyarı sistemlerinin devreye alınması öneriliyor. Binaların enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, akıllı atık yönetimi gibi konularda teşvik mekanizmaları, sigorta masraflarını da uzun vadede düşürebilir.
  4. Veri Güvenliği ve Halk Katılımı: Yerel yönetimlerin dijital hizmetleri yaygınlaştırırken, kişisel verilerin korunmasına yönelik açık politikalar uygulaması gerektiği vurgulanıyor. Vatandaş geri bildirim platformları, çevrimiçi oylamalar, açık veri portalları ve şeffaf e-belediyecilik süreçleri, güven ve katılımı artırarak projelerin başarısını güçlendirecek önemli faktörler arasında.
  5. Ekonomik ve Sosyal Politika Entegrasyonu: Konut, ulaşım ve istihdam politikalarının entegre şekilde yürütülmesi gerektiği raporun sıkça altını çizdiği noktalar arasında. “Akıllı” veya “yenilikçi” kabul edilen her girişim, toplumsal kapsayıcılığı ve refahı artırıcı boyutta olmalı.

Değerlendirme

IMD Smart City Index (IMD Akıllı Şehirler Endeksi) 2025 Raporu, küresel akıllı şehir ekosisteminde öne çıkan temaları ve güncel eğilimleri kapsayıcı bir bakışla mercek altına alıyor. Konut erişilebilirliği, öne çıkan en kritik başlık olarak görülse de ulaşım, yönetişim, veri güvenliği ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda da yapılması gereken çok sayıda yapısal reformun olduğu anlaşılıyor. Türkiye ölçeğinde, Ankara ve İstanbul’un gerilemesi; akıllı şehir stratejilerinde yeni finansman modellerine, kapsamlı kentsel dönüşüme ve vatandaş odaklı dijital uygulamalara daha fazla ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde özellikle konutla bağlantılı altyapı ve teknoloji projelerine ağırlık verilmesi, iklim dirençli ve kapsayıcı bir yaklaşımla büyükşehirlerdeki göç, trafik, enerji ve çevre sorunlarının bütüncül olarak ele alınması bekleniyor. Tüm bu adımların, kamu-özel iş birliğinden sivil toplum katılımına kadar geniş bir ekosistem içinde gerçekleşmesi gerektiği ise raporda açıkça vurgulanıyor. Dolayısıyla “IMD Smart City Index 2025” bulguları, Türkiye’de akıllı şehirler sektöründe faaliyet gösteren kurum ve uzmanlar için stratejik bir rehber niteliği taşıyor.

Daha fazla endeks görüntülemek ve incelemek için Akıllı Şehir Endeksleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Yazar

Şehircilik, strateji geliştirme, teknoloji ve pazarlama alanlarında 9 yılı aşkın süredir yaşam kalitesini artırmaya odaklanan akıllı şehir projeleri üzerinde çalışıyorum. Sektördeki yenilikleri yakından takip ederek kapsamlı araştırmalar ve analizler yapıyor, URBASED aracılığıyla akıllı şehir ekosistemi için güncel, değer katan bilgi içerikleri üretiyorum.

Yorumlar kapalı.